7582 Sayılı Kanun ile Vergi ve Teşvik Mevzuatında Yapılan Önemli Değişiklikler: Detaylı Hukuki Analiz
Lawantra
04.06.2026
21 Mayıs 2026 tarihinde kabul edilen 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, vergi hukuku, teşvik mevzuatı ve yabancı yatırımlar alanında önemli düzenlemeler içermektedir. Kanun, özellikle yurt dışı kazançlara getirilen vergi istisnası, nitelikli hizmet merkezleri rejimi, varlık barışı uygulaması ve kurumlar vergisi indirimlerinde yapılan değişikliklerle ekonomik hayata yeni bir perspektif kazandırmaktadır. Bu değişiklikler, vergi uyuşmazlıkları ile uğraşan avukatlar ve kurumsal hukuki danışmanlar için yakından takip edilmesi gereken bir mevzuat paketi oluşturmaktadır.
Amme Alacakları Tahsil Usulü Kanunu'nda Değişiklikler
Kanunun 1. maddesiyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasındaki "36" rakamı "72" olarak, ikinci fıkrasındaki "ellibin Yeni Türk Lirasını" ibaresi "bir milyon Türk lirasını" şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik, tecil ve taksitlendirme limitlerini önemli ölçüde artırmış, kamu alacaklarının tahsilatında idareye daha esnek bir yaklaşım getirmiştir.
Veraset ve İntikal Vergisi ile Gelir Vergisi Kanunu Düzenlemeleri
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 16. maddesine eklenen fıkra ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlananların veraset yoluyla intikallerinde vergi oranının %1 olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinde yapılan değişikliklerle, bazı istisna tutarları iki katına çıkarılmış, bentlerdeki süreler ise kısaltılmıştır. Kanuna eklenen mükerrer 20/D maddesiyle, Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında ikametgah ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla, yurt dışında elde ettiği kazanç ve iratların yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulması öngörülmüştür. Bu istisna, yıllık beyanname verilmesini gerektirmemekte, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu kazançlar beyannameye dahil edilmemektedir. Yabancı memlekette ödenen vergiler Türkiye'de mahsup edilemeyecektir.
Ayrıca 23. maddeye eklenen 20. bent ile, nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını (belirli endüstri bölgeleri ve İstanbul Finans Merkezi için beş katını) aşmayan kısmının gelir vergisinden istisna tutulması sağlanmıştır. Cumhurbaşkanı'na bu katları artırma veya azaltma yetkisi verilmiştir.
Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ve Nitelikli Hizmet Merkezleri
4875 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1 ile "nitelikli hizmet merkezi" tanımı yapılmıştır. En az üç farklı ülkede faaliyet gösteren, ilişkili şirketlere hizmet sunan, yıllık hasılatının en az %80'ini yurt dışından elde eden sermaye şirketleri bu kapsamda değerlendirilecektir. Finansal danışmanlık, stratejik yönetim, risk yönetimi, hukuk danışmanlığı (yalnızca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında yetkili avukat veya avukat ortaklıklarından alınmak kaydıyla), Ar-Ge, teknik destek gibi geniş bir hizmet yelpazesi tanımlanmıştır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ilgili bakanlıkların görüşünü alarak usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nda Köklü Değişiklikler
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin (i) bendinde yurt dışı satış kazançlarının %95'inin (belirli bölgelerde %100'ünün) indirime konu edilebileceği düzenlenmiştir. Yeni (j) bendiyle nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışından elde ettiği kazançların %95'inin (belirli bölgelerde %100'ünün) yirmi hesap dönemi boyunca indirim konusu yapılabileceği hükme bağlanmıştır.
- maddenin sekizinci fıkrası değiştirilerek, sanayi sicil belgesine sahip üretim yapan kurumların ve zirai üretim yapan kurumların kazançlarına %12,5 kurumlar vergisi oranı uygulanacağı belirtilmiştir. 32/C maddesinde ise indirim kapsamına yeni bentler eklenmiştir.
Varlık Barışı ve Geçici Madde 19
Kanunun en dikkat çeken düzenlemelerinden biri, 5520 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 19 ile getirilen varlık barışı uygulamasıdır. Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve sermaye piyasası araçlarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar bildirmeleri halinde %5 (taahhüt sürelerine göre %0 ila %4) vergi ödeyerek bu varlıkları Türkiye'ye getirebilmeleri imkanı sağlanmıştır. Türkiye'de bulunan ancak defterlerde yer almayan varlıkların da aynı şekilde bildirimi mümkündür.
Bildirilen varlıklar için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacağı, ancak şartların ihlali halinde bu hükümden yararlanılamayacağı düzenlenmiştir. Cumhurbaşkanı'na süre uzatma yetkisi verilmiş, Hazine ve Maliye Bakanlığı usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.
Ar-Ge, Tasarım ve İstanbul Finans Merkezi Düzenlemeleri
5746 sayılı Kanun'a eklenen fıkralarla teknogirişim şirketlerine ve kuluçka girişimcilerine önemli muafiyetler getirilmiştir. 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu'nda da katılımcı tanımı genişletilmiş ve istisna uygulamaları netleştirilmiştir.
Yürürlük ve Değerlendirme
Kanunun farklı maddeleri için farklı yürürlük tarihleri belirlenmiştir. 4. madde 1 Ocak 2026'dan itibaren, 7 ve 9. maddeler 1 Temmuz 2026'dan itibaren, 8. madde 2027 vergilendirme döneminden itibaren uygulanacaktır.
Avukatlar açısından bu kanun, vergi planlaması, transfer fiyatlandırması, yabancı yatırım danışmanlığı ve idari uyuşmazlık davalarında yeni argümanlar sunmaktadır. Özellikle nitelikli hizmet merkezi rejimi ve yirmi yıllık vergi istisnası, uluslararası vergi hukuku pratiğini önemli ölçüde etkileyecektir. Hukuk profesyonellerinin, müvekkillerine bu yeni teşvik mekanizmalarını detaylı şekilde açıklaması ve olası riskleri değerlendirmesi büyük önem taşımaktadır. (Word count: 956)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sporcuların Vergi Tevkifatlarının Mahsubunda Vergi Sorumlusunun Ödeme Şartı Anayasa Mahkemesi Tarafından İptal Edildi
Anayasa Mahkemesi, Gelir Vergisi Kanunu Geçici Madde 72/2’de yer alan “tevkifat yapmakla sorumlu olanlarca vergi dairesine ödenmiş olması şartıyla” ibaresini mülkiyet hakkına orantısız müdahale oluşturduğu gerekçesiyle iptal etmiştir.
Gizli Kalması Gereken Bilgileri Açıklama Suçu (TCK md. 330)
Prof. Dr. Ersan Şen’in incelemesiyle TCK’nın 330. maddesinde düzenlenen “gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçunun unsurları, cezai sonuçları ve özel kast gerekliliği detaylı olarak ele alınmıştır.