5607 Sayılı Kaçakçılık Kanunu’nda Müsadere, Etkin Pişmanlık ve Sevk Maddesi Uygulaması
Lawantra
09.06.2026
Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 2019/9964 Esas, 2023/2035 Karar sayılı ilamı, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçlarında müsadere, etkin pişmanlık ve ceza tayini konularında önemli hususları içermektedir. Karar, hem sanık hem de katılan vekilinin temyiz taleplerini ayrı ayrı değerlendirmiştir.
Olayda, sanığın sevk ve idaresindeki araçta 450 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık, sigaraları yol kenarında terk edilmiş halde bulduğunu, aracın emaneten alındığını ve satma niyetinin olduğunu ancak yakalandığını beyan etmiştir. Yerel mahkeme, sanığı mahkum etmiş, kaçak eşyanın müsaderesine, ancak suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına karar vermiştir.
Daire, aracın mal sahibinin beyanı ve sanığın savunması doğrultusunda iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu kanaatine varmış, aracın iadesi kararını onamıştır. Bu kısım, TCK m.54/1 ve hakkaniyet ilkesi açısından emsal niteliğindedir.
Mahkumiyet hükmü yönünden ise birden fazla bozma nedeni tespit edilmiştir. Öncelikle, hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 ve 7423 sayılı Kanun değişiklikleri sanık lehine olduğundan, etkin pişmanlık hükümlerinin (5607 sayılı Kanun m.5) uygulanabilir hale geldiği, mahkemenin bu konuda ihtarat yapması gerektiği belirtilmiştir. Eşyanın değerinin hafif veya pek hafif olması halinde cezanın indirilebileceği hükmü de gözetilmelidir.
Ayrıca sevk maddesinde hata yapılmış, 5607 sayılı Kanun m.3/10’un son bendinin uygulanması gerektiği halde gösterilmemiştir. Ceza miktarı belirlenirken alt sınır hatası yapılmış, TCK m.53 hak yoksunlukları Anayasa Mahkemesi kararı (2014/140 E., 2015/85 K.) dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.
Müsadere fıkrasında da hata tespit edilmiştir. Kaçak eşyanın müsaderesi TCK m.54/4 yerine yanlışlıkla m.54/1’e dayandırılmıştır. Gümrük İdaresi’nin sıfatının “suçtan zarar gören” olarak gösterilmesi de usul hatası olarak değerlendirilmiştir.
Karşı oy yazısında, müsadere kararının hükmün ayrılmaz parçası olduğu, mahkumiyet hükmü bozulduğunda müsadere kararının da bozulması gerektiği, sanığın temyizinin bunu da kapsadığı belirtilmiştir. Çoğunluk ise aracın iadesi kararını onamış, mahkumiyet hükmünü ise yukarıdaki nedenlerle bozmuştur.
Avukatlar açısından karar, 5607 sayılı Kanun dosyalarında lehe kanun değişikliklerinin (etkin pişmanlık, ceza indirimi) titizlikle takip edilmesi, müsadere fıkralarının doğru gösterilmesi ve iyiniyetli üçüncü kişi savunmasının etkili biçimde yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle emanet alınan araçlarda mal sahibinin dinlenmesi ve aracın suç için modifiye edilmediğinin tespiti, müsaderenin önlenmesinde kritik rol oynamaktadır.
Sonuç olarak Yargıtay, aracın iadesini onamış, ancak mahkumiyet hükmündeki birden fazla hukuki hatadan dolayı bozma kararı vermiştir. Bu içtihat, kaçakçılık suçlarında savunma ve hüküm tekniği açısından önemli bir rehber niteliğindedir.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Edirne Bölge İdare Mahkemesi Resmen Kuruldu: Yargı Çevreleri Yeniden Belirlendi
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Edirne Bölge İdare Mahkemesi kuruldu. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin yeni mahkemenin yargı çevresine dahil edilmesiyle birlikte İstanbul ve Bursa Bölge İdare Mahkemelerinin yargı çevreleri de yeniden düzenlendi.
Yapay Zeka ile Üretilen Sahte Görseller Kullanılarak MİT İlişkisi İddiasında Bulunan Şüpheli Gözaltına Alındı
Gaziantep’te yapay zeka teknolojisi kullanarak kendisini MİT ve üst düzey kamu yöneticileriyle bağlantılı gösterdiği belirlenen şüpheli B.N.E., ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçundan gözaltına alındı. Olay, dijital manipülasyon ve kişisel verilerin korunması hukuku açısından önemli bir emsal oluşturabilir.