2863 Sayılı Kanun Kapsamında İzinsiz Kazı Suçunda Teşebbüs ve Hazırlık Hareketleri - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9709 E., 2025/1555 K.
Lawantra
01.07.2026
Kültür ve tabiat varlıklarının korunması, Türk hukuk sisteminin önemli kamu politikalarından biridir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 74. maddesi, izinsiz kazı ve define araştırması fiillerini ağır cezai yaptırımlarla karşılamaktadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/9709 Esas, 2025/1555 Karar sayılı ilamı, bu suç tipinde teşebbüs ile hazırlık hareketleri arasındaki ayrımı somut olaya uygulayarak önemli bir hukuki analiz sunmaktadır.
Olay, Zonguldak'ta Karman beldesi sınırlarında izinsiz define araması yapıldığı ihbarı üzerine kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle ortaya çıkmıştır. Sanık ve temyiz dışı diğer sanık, dedektör ve keser gibi aletlerle yakalanmıştır. İlk derece mahkemesi, sanıkları 2863 sayılı Kanun m. 74/1-2 ve TCK m. 35, 62, 53, 54, 58 hükümlerine göre mahkum etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) bu kararı kaldırarak beraat hükmü kurmuştur. BAM, eylemin hazırlık hareketi aşamasında kaldığını, kazı çukuru oluşmadığını ve alanın sit alanı olmadığını gerekçe göstermiştir. Katılan vekilinin temyizi üzerine dosya Yargıtay'a gelmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, BAM kararını bozmuştur. Gerekçede, olay yeri görgü tespit tutanağı, tanık beyanları ve bilirkişi raporları incelenmiştir. Sanığın keserle toprağı 40 cm derinliğe ulaşmayacak şekilde eşelediği, bunun 2863 sayılı Kanun m. 74/1-2'de düzenlenen izinsiz kazı suçuna teşebbüs oluşturduğu kabul edilmiştir. Daire, eylemin henüz icra hareketlerine başlanmış ancak netice gerçekleşmemiş olduğunu, bu nedenle teşebbüs hükümlerinin (TCK m. 35) uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
Suçun Unsurları ve Yargıtay'ın Yorumu
2863 sayılı Kanun m. 74/1, kültür varlıklarını bulmak amacıyla izinsiz kazı veya sondaj yapan kişiyi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırmaktadır. Yer sit alanı veya korunması gerekli yer değilse ceza üçte bir oranında indirilmektedir. Daire, somut olayda alanın korunması gerekli yer olmadığını tespit etmiş, ancak fiili kazı teşebbüsünün varlığını vurgulamıştır.
Kararda, sanık savunmalarının istikrarlı olsa da tanık beyanları ve tutanaklarla çeliştiği, bilirkişi raporunda kaçak kazı çukuru tespit edilememesine rağmen sanığın fiili müdahalesinin sabit olduğu belirtilmiştir. Yargıtay'ın önceki kararlarına (2015/646 E.-2015/1136 K. ve 2018/5341 E.-2020/4970 K.) atıf yapan Daire, fiziki müdahalenin varlığının suçun unsurlarını oluşturduğunu kabul etmiştir.
Avukatlar için bu karar, kültürel miras suçlarında delil değerlendirmesi ve teşebbüs kavramının uygulanması bakımından yol göstericidir. Özellikle dedektör, keser, kürek gibi malzemelerin ele geçirilmesi, tanık beyanları ve olay yeri tutanaklarının delil değeri vurgulanmaktadır. Eylemin hazırlık hareketi mi yoksa icra hareketine başlamak mı olduğu, her somut olaya göre titizlikle değerlendirilmelidir.
Kararın Genişletilmiş Hukuki Analizi
Karar, CMK m. 223/2-a (yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle beraat) ile CMK m. 302/2 (bozma) hükümlerinin uygulanmasını da içermektedir. BAM'ın beraat kararının, fiilin unsurlarının oluştuğu yönündeki Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu belirtilmiştir. Daire, oy birliğiyle bozma kararı vermiş ve dosyanın ilgili BAM'a gönderilmesine hükmetmiştir.
Bu içtihat, 2863 sayılı Kanun uygulamalarında Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik yaklaşımını pekiştirmektedir. İzinsiz kazı suçunda, fiilin icra hareketlerine başlanması halinde teşebbüs hükümlerinin uygulanacağı, neticenin gerçekleşmemesinin beraat nedeni olamayacağı kabul edilmiştir. Avukatlar, müvekkillerini savunurken bu ayrımı gözetmeli, bilirkişi raporları ve keşif taleplerini stratejik olarak kullanmalıdır.
Sonuç olarak, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/9709 E., 2025/1555 K. sayılı kararı, kültürel varlıkları koruma suçlarında teşebbüs aşamasının sınırlarını netleştirmekte ve delillerin bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Karar, hem savcılar hem savunma avukatları için önemli usul ve esasa ilişkin prensipler ortaya koymakta, 2863 sayılı Kanun'un etkin uygulanmasına katkı sağlamaktadır. Bu tür davalarda avukatların, olay yeri incelemeleri, bilirkişi raporları ve tanık beyanlarını titizlikle analiz etmeleri, müvekkillerinin haklarını korumak açısından kritik öneme sahiptir.
Okuma süresi: 8 dakika
Etiketler: 2863 Sayılı Kanun, İzinsiz Kazı, Teşebbüs, Define Arama, Kültürel Miras Suçları, Yargıtay 12. Ceza Dairesi, CMK 223
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İzinsiz Define Araştırması Suçunda Keşif ve Bilirkişi İncelemesi Zorunluluğu - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3392 E., 2024/4975 K.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2863 sayılı Kanun kapsamında izinsiz define araştırması suçunda, suçun işlendiği yerin 6. madde kapsamındaki korunması gerekli alan olup olmadığının fen ve arkeolog bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek mahkumiyet kararını bozmuştur.
İzinsiz Kazı ve Define Araştırması Suçlarının Ayrımı - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/96 E., 2025/1538 K.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2863 sayılı Kanun'un 74. maddesinde düzenlenen izinsiz kazı ve define arama suçları arasındaki farkı somut olayda inceleyerek, fiziki kazı varlığında izinsiz define arama suçunun değil, izinsiz kazı suçunun oluşacağına hükmetmiştir.