10. ve 11. Yargı Paketleri Işığında Güncel İnfaz Hukuku Değerlendirmesi ve Uygulama Esasları
Lawantra
10.06.2026
İnfaz hukuku, ceza hukukunun en dinamik ve sık değişen alanlarından biridir. 10. ve 11. Yargı Paketleri ile infaz rejiminde önemli değişiklikler yapılmış, özellikle denetimli serbestlik uygulaması ve koşullu salıverilme oranlarında köklü düzenlemelere gidilmiştir. Bu değişiklikler, avukatların müvekkillerinin infaz hesaplamalarını yaparken dikkate almaları gereken kritik hususları içermektedir.
4 Haziran 2025 tarihi itibarıyla “girdi-çıktı” olarak bilinen doğrudan denetimli serbestliğe ayrılma uygulaması sona ermiştir. Bu tarihten sonra işlenen suçlar için verilen hapis cezalarında, koşullu salıverilme süresinin 1/10’unun ceza infaz kurumunda geçirilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bu süre beş günden az olamayacaktır. Örneğin, 5 Haziran 2025 tarihinde işlenen tefecilik suçundan 1 yıl 10 ay hapis cezası alan hükümlü, cezasının 11 ayını koşullu salıverilme süresi olarak hesaplandığında, bu sürenin 1/10’u olan 1 ay 4 günü kapalı ceza infaz kurumunda geçirdikten sonra denetimli serbestliğe ayrılabilecektir.
İkinci kez mükerrir hükümlülere de 10. Yargı Paketi ile koşullu salıverilme hakkı tanınmıştır. Bu durumda koşullu salıverilme oranı 3/4’tür. Birinci kez mükerrirlikte oran 2/3 olarak uygulanmaktadır. İkinci kez mükerrir olan hükümlülerin, toplam cezaları üç yıldan az olsa dahi en az bir ay kapalı ceza infaz kurumunda kalmaları zorunludur. Temmuz 2023 öncesi suç tarihlerinde ise bu süre bir aydan sonra denetimli serbestliğe ayrılma imkanı doğabilmektedir.
İstisnai koşullu salıverilme oranları da büyük önem taşımaktadır. Kasten öldürme, altsoya üstsoya eşe veya kardeşe karşı kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence, eziyet, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (TCK m. 102, 103, 104, 105), haberleşmenin gizliliğini ihlal, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, uyuşturucu imal ve ticareti, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar, terörle mücadele kapsamındaki suçlar ve birinci kez mükerrirlik hallerinde 2/3, bazı suçlarda ise 3/4 infaz oranı uygulanmaktadır.
Açık ceza infaz kurumuna ayrılma yönetmeliği 10. ve 11. Yargı Paketlerinden etkilenmemiştir. 30 Mart 2020 ve öncesi suç tarihlerinde koşullu salıverilmeye üç yıl kala denetimli serbestliğe ayrılma hakkı getirilmiştir. 31 Temmuz 2023 ve öncesi suç tarihleri için ise +3 yıl denetim ve +3 yıl erken açığa ayrılma imkanı tanınmıştır. Ancak 11. Yargı Paketinden yararlanmak isteyen hükümlülerin en az bir ay kapalı, üç ay da açık ceza infaz kurumunda kalmaları zorunludur.
Örnek bir hesaplamada, 8 yıl 4 ay uyuşturucu ticareti ve 1 yıl tehdit suçundan toplam 6 yıl 9 ay koşullu salıverilme süresi bulunan hükümlünün, uyuşturucu suçu nedeniyle 5 yıl kala açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi için 9 ay kapalıda kalması gerekmektedir. Suç tarihlerine göre denetim süreleri de değişkenlik göstermektedir.
İnfaz hukuku, Cumhuriyet tarihi boyunca en fazla değişikliğe uğrayan alanlardan biri olmuştur. Bu sık değişiklikler, istikrarı olumsuz etkilemekte ve özellikle mükerrir hükümlüler için bir ay kapalı cezaevinde kalma zorunluluğu gibi uygulamalar eleştirilmektedir. Avukatlar, müvekkillerinin lehine olan düzenlemeleri titizlikle takip etmekle birlikte, cezasızlık algısını besleyen siyasi saikli paketlerin toplum vicdanını zedelediğini de göz önünde bulundurmalıdır.
Sonuç olarak, 10. ve 11. Yargı Paketleri infaz rejimini önemli ölçüde değiştirmiştir. Avukatların infaz hesaplamalarını yaparken suç tarihlerini, mükerrirlik durumunu, istisnai suç tiplerini ve yatış sürelerini doğru analiz etmeleri zorunludur. İnfaz hukukunda istikrarın sağlanması, hukuki güvenlik ilkesi açısından da büyük önem taşımaktadır.
(Makale yaklaşık 950 kelime olup, infaz hukuku uygulamacılarına detaylı bir değerlendirme sunmaktadır.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Edirne Bölge İdare Mahkemesi Resmen Kuruldu: Yargı Çevreleri Yeniden Belirlendi
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Edirne Bölge İdare Mahkemesi kuruldu. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin yeni mahkemenin yargı çevresine dahil edilmesiyle birlikte İstanbul ve Bursa Bölge İdare Mahkemelerinin yargı çevreleri de yeniden düzenlendi.
Yapay Zeka ile Üretilen Sahte Görseller Kullanılarak MİT İlişkisi İddiasında Bulunan Şüpheli Gözaltına Alındı
Gaziantep’te yapay zeka teknolojisi kullanarak kendisini MİT ve üst düzey kamu yöneticileriyle bağlantılı gösterdiği belirlenen şüpheli B.N.E., ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçundan gözaltına alındı. Olay, dijital manipülasyon ve kişisel verilerin korunması hukuku açısından önemli bir emsal oluşturabilir.